DİTİB VE ALMANYA

ŞEFİK KANTAR


http://www.intertuerk.com  


Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB)’nin, Türkiye Devleti tarafından kurulduğu inkar edilemez bir gerçektir.


DİTİB’in kuruluş hikayesini bir yana bıraksak bile, başkanlığının sürekli şekilde T.C. Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri tarafından yürütülmesi ve DİTİB-DİB (Diyanet İşleri Başkanlığı) münasebetinin mahiyeti bile bunu başlı başına ortaya koymaktadır.


Bir ülkenin, kendi vatandaşlarının dini ihtiyaçlarını karşılamak için yurt içindeki gibi yurt dışında da örgütlenmesinin garipsenecek bir yanı olmamalıdır.


DİTİB mensuplarının ikide bir ‘Alman kanunlarına göre kurulan bir derneğiz’ vurgusu yapmaları, Almanların kurumu sık sık ‘resmi’ veya ‘yarı-resmi’ olarak nitelendirmesi ve bu nitelemelerin zaman zaman ‘Türkiye’nin uzantısı’ hatta ‘Türkiye’nin beşinci kolu’ suçlamasına kadar uzanmasıdır. Hızını alamayan bazı çevrelerin DİTİB’e ‘Avrupa’yı İslamlaştırmak için çalışan odak’ veya ‘Avrupa’daki Türk istihbaratının merkezi’ gibi abuk sabuk ithamlarda bulundukları ve her nedense bazılarının bu ithamlara inandıkları da bir gerçektir. Kanaatimizce, her düzeyden Alman yetkililerin, siyasilerin ve medya ehlinin bu türden niteleme ve suçlamalarının ardında, DİTİB’i belli bir alana sıkıştırma arzuları yatmaktadır.


Temel yasalarını çağdaş gerçeklere göre yenileyip toplumsal barış ve huzura, birlikteliğe katkı sağlamak yerine ülkesindeki yabancıları ‘uyum’ sloganı altında ‘asimilasyon’a zorlayan Almanya, onlara kültürlerini unutmalarını ve dinlerini de yeni şartlara göre düzenlemelerini hatta değiştirmelerini teklif etmektedir. Kimi aşırılar Kur’an’ın yasaklanmasını, kimileri bazı ayetlerin hükümsüz ilan edilmesini talep ederken bazıları da İslam’ın inançla, sosyal hayatla, siyasetle alakalı hükümlerinin değiştirilmesini istemektedir.


Göze batan taleplerden birisi de Müslümanların ‘kilisevari’ bir yapılanmaya yönelmeleridir. Özünde ruhban sınıf barındırmayan İslam’a inananların Almanya’da hem din ve vicdan hürriyetlerini kullanabilmeleri hem de eğitim haklarını garanti altına alabilmelerine imkan sağlamak bahanesi ile dillendirilen bu teklifin muhatabı doğrudan doğruya dini hizmet veren kuruluşlardır. Kurumsal tanınmayı ve temsili ‘kiliseleşme’ye bağlayan karşı tarafın tüm çabalarına rağmen, şimdiye kadar hiçbir dini kuruluş bu oyuna gelmemiştir.


Kurumsal kabul ve temsil alanındaki bir diğer tartışma konusu, ‘resmi’ ve ‘sivil’ kriterleridir. Alman makamları ve bilhassa medya, önde gelen dini hizmet veren kuruluşları kategorileştirirken; İslam Toplumu Milli Görüş (İGMG)’ü sivil ancak aşırı ve tehlikeli, İslam Kültür Merkezleri’ni sivil ancak dışa kapalı, DİTİB’i ise ılımlı, tehlikesiz ancak resmi şeklinde tanımlamaktadırlar. Buradaki resmi’den kasıt kolayca anlaşılabileceği gibi Türkiye’yle bağlantı ve Din Hizmetleri Müşavirliği ile DİTİB başkanlığı makamının aynı kişinin uhdesinde oluşudur.


Başkanlık ve müşavirlik makamlarının ayrılması, kurulduğundan bu yana DİTİB çevrelerinde de çokça tartışılan bir konudur. Tartışmanın itici gücünü, bu önemli kuruluşu daha çağdaş ve verimli kılma arzusu oluşturmaktadır. Yüzlerce cami ve mescide, yüz binleri bulan cemaate ve haliyle çok yaygın bir hizmet alanına sahip DİTİB’deki yönetim anlayışının daha sivil, demokratik ve şeffaf hale gelmesi aslında büyük çoğunlukça kabul gören, arzu edilen bir düşüncedir.


Tavsiye’den dayatma’ya uzanan bir yelpazede Almanların da DİTİB’in sivilleşmesini istedikleri bilinmektedir. Ancak bu sivilleşmeden beklentilerinin değişik olduğu kanaati hakimdir. DİTİB’in gerekli sivilleşmeyi kendi irade ve inisiyatifi ile gerçekleştirememiş olması da bu çevrelerin ellerine koz vermekte, haklı haksız değişik taleplerin gündeme getirilmesine dayanak teşkil etmektedir.


Türkiye’ye bağlılık, örgütlenme modelinin değiştirilmesi, imamların eğitimi gibi başlıklar istismar alanlarından sadece bir kaçıdır. Almanya, DİTİB’in Türkiye’den yönetilmemesi gerektiği gerekçesini ileri sürerek Almanya tarafından yönetilmesinin yollarını açmak istemektedir. Almanya’nın DİTİB’in iyi niyetle başlattığı eyalet örgütlenmesini teşvik eder görünürken hedeflediği, eyaletlerde daha kolay ulaşılabilir bir muhatap bulmaktan ziyade merkezin gücünü kırmak ve bağlı camileri dış tesirlere açık hale getirmektir. İmamların Almanya’da yetiştirilmesi gayretlerinin ardında yatan ise, inananların Türkiye bağlantısını keserek her türlü etkiye, Euro-İslam akımlarına açmak ve yeni fitne yolları inşa arzusudur. İmamların Almanca öğrenmelerini istemek doğru bir taleptir; gerçekleştirilmesi Almanya’daki üniversitelerde imam yetiştirmekten daha kolaydır.


Dikkat çekici bir gelişme, Almanya’nın, son dönemlerde yarı açık yarı gizli şekilde DİTİB başkanı ile müşavirliğin ayrılması konusu üzerinde yoğunlaşmasıdır. İlk defa Almanca bilen ve akademik unvana sahip birisinin müşavir tayin edilmesini Almanların coşkuyla karşılayacağını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Kulislerde, Alman makamlarının yeni müşavire karşı hissedilir bir tavır koyma pozisyonu aldıkları konuşulmaktadır. Siyasi mahfillerde, müşavirin Berlin’de oturmasının ve DİTİB ile fiili ilişkisinin kesilmesi istendiği üzerinde durulmaktadır. Henüz açık diplomatik tavra dönüşmeyen bu davranışlar eğer doğru ise skandaldan başka bir şey değildir. Göründüğü kadarıyla telkin ve tavsiye yoluyla müşavir-başkan ayrılığını sağlayamayan çevreler bu işi tehdit ve dayatma ile gerçekleştirmek gayreti içerisindedirler.


DİTİB, bizlerin kuruluşudur. Bizim için vardır ve bizim için var olmalıdır. Yeni müşavirin, geleli hayli zaman geçmesine ve Müslümanları ilgilendiren epeyce mesele birikmesine rağmen, diplomatik manada hala ‘kabul’ görmediği, kendisine hala ‘güven’ duyulmadığı görülmektedir. Bunun ardında yatan sebeplere ise ancak dedikodu kabilinden muttali olmaktayız. İlgililer, kısa sürede duruma açıklık getirmek zorundadırlar. Kapalı kapılar ardında yaşananları / veya yaşanmayanları bilirsek tenkitlerimizi de temennilerimizi de daha net şekilde ortaya koyabiliriz.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: